Din-Ahlak-Varlık Felsefesi

 

DİN FELSEFESİ

I. Konusu:

Din ilkel toplumlardan günümüze gelinceye kadar her toplumda değişik biçimlerde de olsa varlığını sürdürmüştür.

Din Felsefesi: Değişik dinlerin farklılıklarını ortaya çıkışlardaki temel faktörleri dinin temel iddialarını kendisine konu olarak alır.

Dini çeşitli yönleriyle ele alan Dinler Tarihi, Din Psikolojisi, Din Sosyolojisi bu tür disiplinlerdir.

A. Dine Felsefi Açıdan Yaklaşım

Felsefenin dine yaklaşımında dinin bütün yönleri ile kapsamlı bir biçimde tartışılmasını sağlama amacı vardır. Düşünce tarihine baktığımızda filozofların bu amacı kendi sistemlerine göre ele aldıklarını görürüz. Teizm, deizm, monoteizm, panteizm ve ateizm gibi felsefi  görüşler (yaklaşımlar) vardır.

1. Teoloji ile Din Felsefesinin Farkı

Teoloji (İlahiyat): Tanrının varlığı özellikleri, insanın onun karşısındaki durumu gibi konuları ele alan bilgi dalıdır. Her dinin kendi yapısına göre teolojisi vardır.

Din Felsefesi: Dinin temel iddiaları üzerinde akla dayanak genel bütünleştirici ve tutarlı biçimde düşünmektir.

2. Dinin Felsefi Temellendirmesi:

a) Metafizik ve Kozmolojik Yaklaşım: Tanrının varlığı, evrenin yaratılışı, insanın evrendeki yeri, ölümden sonraki hayat, ruhun ölümsüzlüğü ve vahyin imkanı gibi konuları ve bunlarla ilgili düşünceleri inceleyerek dinin varlığı ve toplum için gerekliliğini belirlemeye çalışır.

b) Epistemolojik Yaklaşım: Tanrının bilgisini elde etme evrendeki bilgilerden Tanrı bilgisine ulaşma, dini tecrübelerin ve vahyin bilgi kaynağı olması, bilime inanma ve şüphe etmek gibi konuları ele alır ve bu konulardaki bilgilerin doğruluğuna geçerliliğine dayanarak dinin varlığını ve gerekliliğini temellendirir.

d) Bilimsel, Sanatsal ve Ahlaki Yaklaşım:

Dinin bilim ve sanatla olan bağlantısı ahlak ile din arasındaki sıkı ilişki bunlara dayalı olarak dini düşünce sistemlerinin kurulma çabaları ve dini sembolizmin anlam ve önemi gibi konuları açıklar insan hayatında, bilim, sanat ve ahlak kurumlarıyla din kurumunun ilişkisini belirleyerek dinin varlığını ve gerekliliğini vurgular ve temellendirir.

B. Din Felsefesinin Temel Kavramları:

Tanrı: Her şeyi yaratan varlık

Vahiy: Yaratıcının insan için hayatın anlamını, neyin iyi, neyin kötü olduğunu bildirişi veya bildirilen bilgilerin toplamıdır.

Peygamber: Tanrı'nın bu bilgileri aktarmak için seçtiği kişidir.

İman: Dinin inanılması istenen temel doğrularını olduğu gibi kabul etmesidir.

İbadet: Tanrı'ya saygının veya tapınmanın ifadesi olmak üzere belli zamanlarda tekrarlanan davranışlardır.

Kutsal: Bir varlığı dokunulmaz kabul etmedir.

C. Din Felsefesinin Temel soruları

- İnsanla inandığı varlık arasındaki ilişki nedir? Bu ilişkinin tek bir şekli mi, yoksa çeşitli şekilleri mi vardır? Eğer inanma tek şekilde olabiliyorsa nasıl oluyorda bir tek din yerine çok sayıda değişik dinler ortaya çıkabiliyor? Niçin her din kendi koyduğu kuralların doğru olduğunu iddia edebiliyor?

D. Din Felsefesinin Temel Problemleri:

1. Tanrı'nın Varlığı Problemi: Tanrı'nın varlığını gösteren deliller bulunabilir mi? Tanrı'nın varlığının özü nedir? Tanrı'nın özü, varlığı nasıl kavranır? gibi soruların cevapları araştırılır, incelenir; Tanrı'nın varlığını ortaya koyan deliller bulunur, eleştirisi yapılır.

2. Evrenin Yaratılışı Problemi: Evren yaratılmış bir varlık mıdır? Yoksa bizatihi var olan (öncesiz ve sonrasız) bir varlık mıdır? soruları tartışılır.

3. Vahyin İmkanı Problemi: İnsan için vahiy mümkün müdür? Tanrı insana vahiy aracılıyla bilgileri verebilir mi? sorularının cevapları aranır.

4. Ruhun Ölümsüzlüğü Sorunu: Ölüm bir son mu? Ölümden sonra hayat var mı? Ruh ölümlü mü? Ölümsüz mü? sorularına cevaplar aranır.

II. Tanrı'nın Varlığına İlişkin Farklı Yaklaşımlar:

A. Tanrı'nın Varlığını Kabul Eden Görüşler:

1. İlkçağ Yunan Felsefesinde Tanrı Anlayışı:

Tek ve mutlak tanrı fikri düşünülmüştür. Ancak bu Tanrı alemden ayrı bir varlık gibi algılanmamış, ezeli ve ebedi cevher olarak bu alemin ta kendisi olduğu kabul edilmiştir. Tanrı bütün varlıkların kendisidir. Varlıklar ise onun parçalarıdır. Tanrı, bu alemin hür yaratanı değil alemin varlığa gelmesinin nedenidir. Bu düşüncelere PANTEİZM denir.

2. Ortaçağ Hıristiyanlık Dünyasında Tanrı Anlayışı: Ortaçağ Hıristiyan düşüncesinin temelinde Tanrı (baba), Oğul ve Ruhu'l Kudüs (Kutsal Ruh) üçlüsü vardır. İsa hem Tanrı'nın kendisi hem oğul hem de kutsal ruhtur. Tanrı hakikat ve hayat olan oğlunda kendini göstermiştir. Herşey incilde mevcuttur. İncilin dışında hakikat ve hayat tarzı arayanlar cezalandırılmıştır. Din adamı Augustinus, Tanrı'nın akıl ile doğrudan doğruya kavranabileceğini söylemiş. Bilgelik ise Tanrı'yı bilmektir. Eureugene, Ancelmus, Abaelarduse, Saint Victor gibi düşünürlerde vardır.

3. Ortaçağ İslam Dünyasında Tanrı Anlayışı: İslam'da Allah birdir. " Allah birdir." (İhlas Suresi, Ayet 1). İslamiyet bir akıl dinidir. Kutsal kitabı Kur'an'dır. Hazreti Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir. Allah''nın emirleri vahiy yoluyla peygambere gelmiştir.

Hadis: Peygamberin söylediği yüce anlamlı ve yol göstirici sözlerdir. Bilim hakkında birçok Ayet ve Hadisler mevcuttur.

"Habibim de ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri düşünür." "Rabbim ilmini artır."

"Tanrı dilediğine hikmet verir. Hikmet verilen kimseye ise çok hayır verilmiştir." gibi ayetler. "Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz." "İlim Çinde de olsa arayınız" gibi hadisler var. Kelam, Fıkıh ilimleri, tercüme faaliyetleri, rasathaneler ilmin ilerlemesini sağlamıştır.

- Harezmi: Matematik, Cebir, İbn-i Sina Tıp, Beyruni, matematik astronomi, coğrafya

- Farabi, İbn-i Sina, Gazzali, İbn Rüşd gibi düşünürler felsefe alanında yetişmiş Türk - İslam bilim adamlarıdr.

a) Farabi: Ona göre varlıkların zirvesinde Tanrı bulunmaktadır. O, "ilk"tir. Tanrı, asıl gerçek, asıl doğru asıl iyi ve asıl güzeldir. Tanrıdan önce Tanrıdan daha üstün bir varlık yoktur. Tanrı, varlıkta ezeli ve ebedidir. Tanrı'nın maddesi ve şekli yoktur. Tanrı bilendir, bilinendir, bilgidir. Tanrı'ya en yakın varlıklar, akıllar halinde Tanrı'dan çıkıp varlığa gelirler. Akıllar arasında en önemlisi "etkin akıldır" insan, iyiyi ve güzeli "hep etkin akıl" gözü ile görerek mutluluğa erer ve Tanrı'ya ulaşır.

b) İbn Sina: Tanrı'da akıl ve kavranan "öz" ve varlık yani "töz" aynıdır. Varlıklar Tanrı'dan "sudur" ederler. Tanrı'dan ilk çıkan varlık akıldır. İnsan akıl yoluyla Tanrı'nın varlığını kavrar ve kabul eder.

c) Gazzali: Tanrı hür iradesiyle aklın sınırlarını aşmaz. Tanrı çelişik ve saçma olanı istemez. Gazzali, Tanrı iradesini ve yaratmanın tarifini din ilkelerine dayandırarak açıklamıştır. Bu ilkeler vahiy ile gelmiştir. İnsan aklı, varlık konusundan çeşitli imkanlar düşünebilir. Ancak, bunlardan hangisinin gerçekleşeceğini akıl değil vahiy bildirir. Onun düşüncesinde Tanrı'yı içinde duymak veya yaşayarak bilmek için tasavvuf yoluna girmek gereklidir.

4. Teizm (Tanrıcılık): Bu düşünceye göre evreni yaratan ve yöneten Tanrı'dır. Tanrı hem evrenin üstünde, hem de içindedir. Yarattığı herşeyi yönetme gücüne sahiptir. Teizme göre Tanrı ezeli ve ebedidir. Evrende olup biteni herşeyi bilinçli olarak bilen bir ilişki içindedir. Ancak kendisi zaman ve mekan dünyası ile sürekli ilişki içindedir. ancak kendisi zaman ve mekanın ötesinde sınırsızdır. O bilen gören, kudret sahibi yaratıcı, mutlak anlamda özgürdür.

Tanrı'nın varlığını kanıtlayan deliller:

a. Ontolojik Kanıt: St. Anselmus'a göre (11 yy.) insan zihninde mükemmellik ve sonsuzluk gibi düşünceler vardır. Bunları mükemmel olmayan insan meydana getirmiş olamaz o halde, bu sıfatların ait olduğu, mükemmel ve sonsuz olan Tanrı vardır.

- Var olanların ilk nedeni mutlak varlık Tanrı'dır.

- Tanrı zorunlu olarak var düşünülmelidir.

b) Kozmolojik Kanıt: Kosmoz'dan (evren) hareket ederek Tanrı'nın varlığını ortaya koyar. Bu kanıtı değişik şekillerde kimi düşünürler kullanmıştır.

- Hudus Kanıtı: Gazzaliye göre, her hadisin var olması için bir neden gereklidir. Kosmoz (evren) yok iken var olmuştur. Kosmozun var oluş nedeni Tanrı'dır. O halde Tanrı vardır.

- İmkan Kanıtı: Varlığı mümkün olan herşey var olmak için başka bir varlığa bir başka nedene ihtiyaç duyar. bu neden Tanrıdır. Bunun aksini düşünmek saçmadır. O halde,Tanrı vardır.

c) Nizam ve Gaye Kanıtı: Evrendeki her düzenlilik bir amaca hizmet eder. Evrende hayatın düzeninin ve devamını sağlar. Ne düzen ne de amaç kendiliğinden ortaya çıkmamıştır. Evrende düzeni ve amacı gerçekleştiren bir neden vardır. Bu neden Tanrı'dır. O halde Tanrı vardır.

d) Dini Tecrübe Kanıtı: Dini tecrübe ve yaşantıya sahip insanlar, Tanrı'nın varlığını içlerinde hissederek bilirler.

e) Ahlaki kanıt: I. Kant'a göre insan mutlu olmaya layık bir varlıktır. İnsan mutlu olmaya çalışırken, iradesini iyi kullanmak zorundadır. Ancak insanın iradesi doğada var olan herşeyin nedeni değildir. İnsan iradesi ilkeleri ile doğa arasında uzlaşması için en yüksek iyinin gerçekleşmesi gerekir. Bunun nedeni bilgi ve iradeye sahip olan yaratıcı Tanrı'dır. O halde Tanrı vardır.

5. Deizm (Neden Tanrıcılık): Tanrı'yı sadece bir ilk neden olarak ileri süren ona başkaca hiç bir nitelik ve güç tanımayan akılcı din öğreticisidir. Kurucusu J. Toland (16 yy.) vahiy ölçüsünün yerine akıl ölçüsünü koyar. Bilime uygun bir doğal dini önerir. (Rousseau ve Voltaire de deizmi savunanlardandır.)

6. Panteizm: Bu görüşe göre doğa ile Tanrı aynı şeydir, özdeştir, içiçedir. Her şey Tanrı'nın birer parçasıdır. Gerçek olan Tanrı'dır. Herşey ondan türemiştir. Spinoza'ya göre "Yaratıcı doğa ile yaratan doğa aynıdır." ona göre cevher kendi kendine var olandır.

B. Tanrı'nın Varlığını Reddedenler:

1. Ateizm (Tanrı tanımazlık): Tanrı'nın varlığını reddeden düşüncedir. Yunanlı Prodikos, Demokritos, Epikuros ve Romalı Epiktalos savunucularıdır. Teizme bir tepki olarak doğmuştur.

2. Agnostisizm (Bilinemezcilik): Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu hakkında birşey bilinemez. Tanrı, ilk neden gibi durumlarında asla bilinemeyeceğini savunur. Temsilcileri Protagoras, Sokrates, Arkesiloas.

3. Nihilizm (Yokçuluk): Dini ve ahlaki güç ve kuralları yok sayan hiç bir yere ve güce boyun eğmemeyi ilke edinen düşencedir. Temsilcisi Gorgias'tır

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !